Geldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2013 Cumartesi

Müjde Bakan`dan geldi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, hurda teşvikine ilişkin, ”İçişleri Bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığımız ile binek araçlar için yeni bir çalışma yürütüyoruz” dedi.

Ergün, NTV’de katıldığı bir programda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

”Babayiğit” kavramının artık Türkiye’de herkesin kullandığı bir söze dönüştüğüne dikkati çeken Ergün, şu değerlendirmede bulundu: ”Şimdi bakıyoruz otomotiv sektöründe, sektörün babaları var. Ama bu sektörün babaları, markalaşma konusunda bizim düşündüğümüz kadar yiğit çıkmadılar. Babalar var, yiğit değiller. Yiğitler var biz yapalım bu işi falan diye. Fakat onlarda da yapacak güç yok. Yani onlarda baba değiller.

Ya yiğitlerimizden birisi baba olacak ya da babalardan birisi yiğitlik yapacak ki bu iş olsun. Hani eskiden olduğu gibi devletin babalığında biz yiğitlik yapalım şeklinde yürümez bu. Devlet teşvik ediyor, devlet yönlendiriyor, hedef gösteriyor bu istikamette gelişecek hadiseler.” ”Başlangıçta planlanan tarihlere uygun bir ilerleme yok mu? Bunun için mi sektörle ilgili böyle bir değerlendirmeniz var.Bunu bir çağrı olarak mı algılamak lazım gecikmemek adına?” şeklindeki soruya Ergün, Yok ara sıra bu çağrıyı tekrarlamakta fayda var. Tabi sektöre de dünyadaki gelişmeleri takip etmeyin, boş verin gözünü karartın gitsin de demiyoruz. Otomotiv sektöründe yeni yatırım kararları da, kapasite artırım kararları da var. Türkiye’de otomotiv sektörü gelişmeye devam ediyor. Bu gelişmeler çerçevesinde diyoruz ki bunu da ihmal etmeyin bu konuda ki çalışmaları da hızlandırın cevabını verdi.

20 yaş üzeri araçlar trafikten çekilecek

Hurda araçlarla ilgili düzenlemeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ergün, ağır taşıtlarla ilgili bir düzenleme yapıldığını ve bir destek modeli geliştirildiğini hatırlattı.

Kamyonlar, otobüsler gibi işte belirli bir yaşın üzerindeki araçlara hurda bedeli ödenerek bu araçların trafikten çekildiğini ifade eden Ergün, şunları kaydetti: Borçları iptal edildi ve silindi. Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve benzeri varsa borçları geçmişten kalan onlarda terkin edildi. Bu mesele artık trafik meselesi olmaktan çıktı. Şimdi yeni bir çalışmayı İçişleri Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız ile binek araçlar için yapalım dedik. Yani 20 yaşının üzerindeki binek araçlar gerçekten trafikte bazen ağır sorunlar oluşturmayı başladılar.

Bunu trafikte giderken bizde görüyoruz. O araçların manevra kabiliyeti, hızları, çevreye etkileri ve trafiğe olan etkileri çok farklı. Şimdi bir çalışma yürütüyoruz henüz ayrıntıları ortaya çıkmış değil. Ama o çalışmayı da kısa zamanda inşallah tamamlarız ve onunda ayrıntılarını sizlerle paylaşma imkanımız olur. Çünkü artık o gün geldi. Türkiye’nin 20 yaşının üzerindeki araçları yavaş yavaş bir yolunu bulup uygun bir formülle trafikten çekersek, vatandaşlarımıza daha yeni, çevreci araçlar alabilecek imkanlar sunabilirsek, sektöre çok büyük bir katkı sağlamış oluruz.”

Enflasyon, ikinci ve üçüncü çeyrekte faklı olacaktır

Mart ayı enfasyon rakamlarını da değerlendiren Ergün, çeyrek değerlendirmelerin son derece önemli olduğunu ancak yılın tamamındaki hedeflerin tutturulup tutturulmayacağına bakmak gerektiğine işaret etti.

Ergün, 2013 yılında yüzde 6’nın altında bir enflasyon hedeflerinin olduğunu hatırlatarak, yaz aylarına doğru geldikçe bu rakamların daha da değişeceğini, ikinci, üçüncü çeyrek rakamlarının biraz daha farklı tabloları ortaya koyacağını söyledi.

Bu yılın ilk çeyreğinde işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerindeki etkisinin biraz fazla olabileceğine değinen Ergün, ”Ama şunu rahatça söyleyebiliyoruz ki; Türkiye ekonomisindeki artık ekonominin makro dengelerini olumsuz etkileyebilecek gelişmeler kontrol altındadır” dedi.

Merkez Bankası’nın ağırlıklı görevlerinden birisinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade eden Ergün, şunları aktardı: ”Bu diğer hedeflerimizle de çelişmemesi lazım. Başka hedeflerinizi daha ön plana tutar, birtakım gevşemeler de kontrollü bir şekilde olabilir. Dolayısıyla, mesela büyüme hedeflerimiz açısından biraz daha farklı bir istikamete gidersek bazen bütçe açıklarında veya enflasyon hedeflerinde kontrollü bir gevşeme gündeme gelebilir. Ama önemli olan kontrollü olmasıdır. Bütün bu gelişmeler, kontrol altındaki gelişmelerdir.

Çünkü, enflasyonla mücadele etmediğimiz zamanları gördük. Nasıl ekonominin bütününde çok olumsuz etkiler meydana getirebiliyor, çok yıkıcı etkiler meydana getirebiliyor. Onun için çeyreklerdeki bu değerlendirmeler son derece önemli. İkinci çeyrek, üçüncü çeyrek değerlendirmeleri kuşkusuz çok daha farklı olacaktır. Yolumuza düşündüğümüz hedeflere yakın, kontrol altında bir enflasyon noktasında devam edeceğiz.”


View the original article here

23 Eylül 2011 Cuma

Rocconnect ile Facebook’a SES geldi: 30 dakika bedava konuş, yeni insanlarla tanış!


Dünyada ilk defa Türkiye’de, Facebook’ta cep telefonu üzerinden iletişim başladı. Rocco Sıkısakız için Turkcell ile ortaklaşa hazırlanan "Facebook’tan arama yapma servisi"ne sadece telefon numaranızı vererek dahil olabiliyorsunuz. Linke tıklayıp http://www.facebook.com/roccoloji kaydınızı tamamladıktan sonra uygulamaya kayıt olan herkesle Rocco’nun hediye ettiği 30 dakikayı kullanarak konuşabiliyorsunuz. Projeyi anlatan ve uygulamanın da kullanım kılavuzu olan eğlenceli video size her şeyi anlatıyor.Üyelerin telefon numaraları görünmediği için hem eğlenceli hem de çok güvenli olan Rocconnect Tıkla Konuş ile bedava konuşmak için Turkcell abonesi olmanız ve bir Facebook hesabınızın olması yeterli.


GooMass İnternetten Para Kazanma Kiti


Dünyanın en popüler ve en çok kazandıran online kazanç sistemi satış ortaklığı (Affiliate Marketing) GooMass ile şimdi Türkiyede.


İnternetten para kazanma yolları içersinde en etkili, dünyada en popüler ve en çok kazandıran sistemlerinden biri olan online satış ortaklığı sistemi (Affiliate Marketing) ile her gün yüzlerce dolar kazanmak ve bunu kısa bir süre içersinde otomatikleştirebilirsiniz. Dünyanın en popüler ve en çok kazandıran online kazanç sistemi satış ortaklığı (Affiliate Marketing) GooMass ile şimdi Türkiyede.


İnternetin, bugünün ve geleceğin en büyük iş platformlarından biri olduğunu ve size ne kadar çok para kazandırabileceğinin farkında mısınız? İnterneti kullanarak gün boyu çalışmak zorunda olmayacağınız, sadece istediğiniz zaman çalışacağınız bir işin patronu olabilir ve hayallerinizin de ötesinde para kazanabilirsiniz. Dünyada milyonlarca insan internet üzerinden ayda binlerce dolar kazanıyor. Sizde bu kişilerin arasına katılarak internetten para kazanma fırsatını yakalayabilirsiniz.


GooMass Kiti size internetten para kazanma yolları içersinde başarısını tüm dünyada kanıtlamış en iyi sistemleri, programları, stratejileri ve ihtiyaç duyacağınız tüm kaynakları sunar. GooMass Kiti internetten para kazanma sistemlerinin eğitiminin detaylıca verildiği yazılım arayüzüyle sunulan 6 temel dijital/elektronik kitap, 7 bonus ve görsel eğitim videolarından oluşur: TIKLA-ÖĞREN

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Türkiye’nin Büyük Şirketlerinin İnternet Satın Almaları Yapmasının Zamanı Geldi!

Arda Kutsal | 04 Temmuz 2011 | Tweet

İnternet sektörünün merkezi olarak kabul ettiğimiz Amerika’ya baktığımızda önemli satın almaları gerçekleştiren büyük şirketlerin olduğunu görüyoruz. Hızlıca düşünecek olursak Google, Microsoft, Yahoo!, AOL, News Corporation gibi şirketler hemen aklımıza gelecektir.

Ayrıca elbette internet sektöründe saymış olduğumuz şirketler kadar olmasa da satın alma yapan şirketler de bulunuyor. Facebook, Twitter, Foursquare gibi şirketler bu kapsamda düşünülebilirler.

İnternet sektörünün canlanmasının yanı sıra, girişimci ekosisteminin desteklenmesini de sağlayan bu tür satın almalar, elbette şirketler için de bir kaldıraç etkisi yaratıyor ve fırsat adaptasyonunu hızlandırıyor.

Peki, Türkiye’de durum nedir? Bizim pazarımızda satın alma stratejisini benimsemiş şirketler var mı?

Geçmişten günümüze Türkiye internet pazarındaki gelişmeleri düşünecek olursak, bugüne kadar satın alma yapmış şirketler olarak aklımıza sadece birkaç tanesi geliyor. Bunlar; çeşitli Doğan Grubu şirketleri, Nokta A.Ş., iLab Ventures, Türk Telekom, MyNet olarak listelenebilir. Bir de en son Fizy hareketiyle Turkcell’i bu gruba dahil edebiliriz…

Gördüğünüz gibi, ciddi bir büyüme ivmesine sahip olan Türkiye internet pazarında olması gerekenin çok altında şirket bu alanda satın alma yoluyla büyümeyi tercih ediyor ve bu alana ilgi duyuyor. Hatta yukarıda saydığım şirketlerin bir bölümünün sadece “geçmişte” dikkat çeken bir ya da birden fazla satın alma yaptığını ve son dönemlerde hiç bu tür yatırımlara girmediğini düşünecek olursanız, Türkiye’de malesef bu stratejiyi benimsemiş ve girişimciler için de çıkış stratejisi olarak düşünülebilecek bir pozisyonun söz konusu olmadığını kabul edebilirsiniz.

Ya şirket vizyonu yok ya yönetim kadroları problemli… ya da hepsi!

Aslında internet sektöründen satın alma yapması gerektiğini düşündüğüm hatta zamanında kesinlikle bu tür stratejileri uygulayacağını düşündüğüm birçok şirket bulunuyordu. Neden hiçbirisi bugüne kadar bu yönde bir adım atmadı ya da adım atanlar bu girişimlerini sonuçlandıramadılar derseniz cevaplarını şöyle açıklayabilirim…

Bugüne kadar bu alanda satın alma yapmamış, ya da yapmaya niyetlenmiş ama sonuçlandıramamış olan şirketlerdeki temel sorun yönetim kadrolarındaki problemlerden kaynaklanıyor. Bu şirketlerin yönetim kadroları ya bu tür satın almalara sıcak bakmıyorlar, ya da sıcak baksalar bile vizyon ve bilgi sahibi olmadıkları için görüşme sürecinde kabul edilemez teklif ve taleplerde bulunarak görüşmelerin rafa kalkmasına sebep oluyorlar.

Büyük şirketlere dost tavsiyesi: İnternete yatırım yapmalısınız!

2011 yılının ikinci yarısına girmişken sektörün nasıl büyük bir hızla gelişimini sürdürdüğünü herhalde Webrazzi’yi takip eden sizlere tekrar anlatmam gerekmiyordur. Ama galiba bu sektörün fırsatlarından faydalanmayı stratejilerine dahil etmemiş, bu alandaki “fırsat maliyetini” kavrayamadığı için satın alma maliyetlerini mantıklı görmeyen şirketlere sözünü ettiğim büyümeyi ve paradigma değişikliğini tekrar anlatmam gerekiyor.

İnternet artık o eski internet değil!

Türkiye internet pazarı içinde bulunduğumuz dönemde hem yabancı yatırım şirketlerinin gözdesi konumunda hem de sahip olduğu popülasyon bir yana büyüyen dijital ekonomisi ile birçok global internet şirketinin radarına girmiş durumda. Bu şirketlerin büyük bölümü bu sene ve önümüzdeki senelerde Türkiye pazarına girmiş ve operasyonlarını başlatmış olacaklar. Bazıları çoktan yerlerini aldılar ve saflarını sıklaştırmaya başladılar bile…

Hızlıca hepinizin aklına gelecek birkaç örnek verelim: Naspers, eBay, Otto Group vs…

İnternet ekonomisinin en büyük pay sahipleri reklam ve e-ticaret Türkiye internet pazarında son dönemlerin en dikkat çeken büyümesini gösteriyor ve önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın önemli pazarları arasında Türkiye de kesinlikle çok daha üst sıralarda yer alıyor olacak.

Türkiye’de 35 milyona yakın internet kullanıcısı bulunuyor ve internet kullanımı artık sadece belirli kesimlerin değil, genel kitlenin de yaşantısına entegre olmuş durumda. Hemen her konuda bulabileceğiniz online videolar, karar vermeyi etkileyen ürün/hizmet yorumları, iletişimin temel kanalı sosyal ağlar, her konunun ilk kaynağı sosyal medya, televizyon ve gazeteden online’a kayan haberler, oyun başta olmak üzere birçok ilgi alanına yönelik eğlence servisleri, her tür online alışveriş sitesi ve elbette mobil internet Türkiye internetinin genç ve yoğun popülasyonunun olmazsa olmazları olarak listelenebilir. Türkiye’nin Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren 3. ülkesi, Avrupa’da kişi başına en çok video izleme oranına sahip 2. ülkesi ve yine Avrupa’nın en çok sayfa görüntüleyen ülkesi ünvanlarına sahip olduğunu da tekrar hatırlatayım.

Durum böyleyken katma değeri yüksek, inovasyona fazlasıyla açık bu pazarda büyük şirketlerin yer almaları gerekiyor. Ama bunu kendi kaynaklarıyla, şirket içinde yapmalarının mümkün olmadığını geçmişten günümüze onlarca girişimde gördük.

Bu sebeple sözü fazla uzatmadan büyük şirketleri şu dönemde Türkiye internet pazarında kendi stratejilerine uygun satın almalar ve yatırımlar yapmaya davet ediyorum. Zaten bazı büyük şirketlerin arayışları olduğu konusunda bilgi sahibiyiz ama olmayanların da gecikmeden planlarını yapmalarını ve sektöre karşı biraz kulak kabartmalarını tavsiye ediyorum.

Tavsiyemi göz önüne almayan şirketler olabilir ya da karar vermeleri zaman alacağı için harekete geçemeyebilirler. Aslında bu da sektör için iyi bir durum yaratır. Çünkü global şirketler ve yatırımcılar pazardaki yerlerini aldıklarında, bu sefer pastanın değeri artmış olacak ve pay almak için daha büyük bir rekabet baş gösterecek. Elbette yine kazanan sektör olacak…


View the original article here