nternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2011 Salı

Mark Zuckerberg ve Birçok İnternet Profesyoneli Google+’a Akın Etti

Ali Altuğ Koca | 04 Temmuz 2011 | Tweet

Birkaç gün önce yayına giren Google+ büyük ilgi gördü. Google’un Facebook’a rakip olarak ortaya çıkardığı sosyal ağ, bir anda davetiye ile yeni üyelere açıldı ve kısa süre içerisinde yeni üyeye kapatıldı. Çok kısa sürede büyük ilgi toplayan Google+ üyeliklerinin kısa zamanda genele açılacağını düşünüyorum.

Google+ bu kadar büyük ilgi yakalayınca ünlü simaların da burada yer alması kaçınılmazdı ancak Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in ilk açıldığı gün servise üye olmasını sanırım kimse beklemiyordu. Kendi profili olduğunu Robert Scoble’a doğrulayan Mark, Google+ hesabı olmasının neden bu kadar süpriz olduğunu da anlayamadığını söylemiş.

Google+’da basit bir aramayla ortaya çıkan Mark Zuckerberg’in profilini gördükten sonra arama yapmaya devam ettim ve daha birçok internet profesyonelinin profiline ulaşmayı başardım. Google kurucuları Larry Page, Sergey Brin, Linkedin kurucusu Reid Hoffman, Twitter Kurucuları Biz Stone, Jason Goldman ve Evan Williams, TechCrunch kurucusu Michael Arrington, TC Avrupa Editörü Mike Butcher, Zynga Kurucusu Mark Pincus, Robert Scoble, Luic Le Meur, Webrazzi Summit Konuşmacısı Facebook Uluslararası İş Geliştirme’den sorumlu yöneticisi Christian Hernandez ve daha pek çok sima Google+’a üye olmuş durumda. Profil resimlerini aşağıdaki resim galerisinde  bulabilirsiniz.

Aslında aynı isimleri Facebook’ta aradığınızda da profillerine ulaşmanız mümkün oluyor ancak orada birçok spamvari hayran sayfaları da karşınıza geliyor. Belki Google+’ın yeni olmasından, belki hayran sayfaları vs. ile doldurulmaması yüzünden, belki de başarılı ve temiz arayüzü sayesinde Google+’ın şu anda aradığınız insana ulaşmanız için çok daha pratik bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Birkaç günlük Google+ deneyimimden söyleyebilirim ki Google’ın sosyal ağı, daha çok internet profesyonelleri için bir sosyal ağ olma yolunda ilerliyor. En azından şu anki üye profillerine baktığımızda çoğunluğun işinin internet ile bir şekilde ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu çeşit sade hatta boşmuş hissi veren arayüzleri internet bağımlılarının(!) daha çok beğeneceğini söyleyebiliriz.

Şahsen ne Facebook ne Google+ hesabımı kenarda bırakmayı düşünmüyorum, sadece kullanım olarak Facebook’u yakın arkadaşlar vs için kullanırken, Google+’da herkesi Circle’lar halinde tutarak konuşulanları dinlemek ve iletişim kurmak için kullanacağım. Benim için bu durumda dışarıda kalacak sosyal ağın ise Friendfeed olacağını söyleyebilirim. Belki de artık Türk kullanıcıların da FF‘i terk etme zamanı da gelmiştir


View the original article here

9 Temmuz 2011 Cumartesi

TTNET’ten Türkiye İnternet Kullanım Verileri

Ali Altuğ Koca | 01 Temmuz 2011 | Tweet

TTNET‘in resmi blogunda bugün Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şahin Şen imzasıyla, yılın en uzun gündüzü 21 Haziran’a dair çarpıcı verilerin bulunduğu bir yazı yayınlandı. Yazıda verilen bilgiye göre 21 Haziran 2011'de TTNET Adsl aboneleri 500,00 Gbps‘lik hıza ulamış ve toplam internet kullanım miktarı 3458 Terabayt‘a kadar çıkmış.

Gün içerisinde en çok internet kullanılan saat aralığı 22:00 – 23:00 olurken, bu aralıkta 207,292 TB veri aktarılmış. Günün en yoğun ikinci saati olan 15:00 – 16:00 arasında ise 204,792 TB veri kullanılmış. Yazının devamında ilgili görsellere ulaşabilirsiniz. 

Şahin Şen’in yazısında internet trafiğini en çok kullanan aktiviteler de değerlendirilmiş. Buna göre internette en çok video izleniyor ve YouTube harici video izleme oranı %28,97 olurken, YouTube sadece kendi başına toplam internet tüketiminin %8,47‘sini oluşturuyor. Facebook ve YouTube’dan sonra en çok video izlenen sitelerden Dailymotion, İzlesene ve Vidivodo ise toplamda %2,46 bir tüketim oluşturuyor. Tüm video siteleri göz önüne alındığında ise toplam video tüketimi %39,88‘e ulaşıyor. Yani Facebook’ta izlenen videolar görmezden gelinirse Türkiye’de toplam video izlenimi tüm kullanımın yaklaşık %40‘ını oluşturuyor.

Sadece Facebook özelinde bakıldığında ise servisin kullanımı tek başında toplam kullanım içerisinden %4,07‘lik bir pay yaratıyor. İnternette gezinme aktivitesi %27,88‘lik bir bant genişliği tüketirken, P2P dosya paylaşımı %13.80, Web indirmesi ise %6,54 olarak hesaplanmış. TTNET’in sunduğu Tivibu hizmeti de listede kendine yer bulurken, toplam kullanım içerisinden %2.44‘lük bir pay alıyor. Facebook’un %4 kullanım tükettiği hesapta, Tivibu’nun yaklaşık %2.44‘lük paya ulaşması kısa sürede yakalanmış bir başarı olarak görülebilir.

Yazının devamında Türkiye Aktif abone sayıları da paylaşılmış. Buna göre günün her saati 3 milyona yakın kullanıcı çevrimiçi durumdaymış. İnternetin en fazla kullanıldığı zaman dilimi 21:00 – 24:00 olurken, en az kullanımın 04:00 – 06:00 arasında olduğu belirlenmiş.

Sektörün en büyük genişbant internet sağlayıcısı olan TTNET’in paylaşmaya başladığı bu tür bilgilerin sektör için çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Webrazzi’nin kurulduğu günden beri tahminleriyle oluşturmaya çalıştığı istatistiklerin son dönemde direkt resmi ağızlardan paylaşılıyor olması bizi fazlasıyla memnun ediyor. En azından artık bu tür konularda tahmin yapmamız gerekmiyor ve kesin verilerle konuşabiliyoruz. Kısacası rahata vurduk diyebiliriz.


View the original article here

Türkiye’nin Büyük Şirketlerinin İnternet Satın Almaları Yapmasının Zamanı Geldi!

Arda Kutsal | 04 Temmuz 2011 | Tweet

İnternet sektörünün merkezi olarak kabul ettiğimiz Amerika’ya baktığımızda önemli satın almaları gerçekleştiren büyük şirketlerin olduğunu görüyoruz. Hızlıca düşünecek olursak Google, Microsoft, Yahoo!, AOL, News Corporation gibi şirketler hemen aklımıza gelecektir.

Ayrıca elbette internet sektöründe saymış olduğumuz şirketler kadar olmasa da satın alma yapan şirketler de bulunuyor. Facebook, Twitter, Foursquare gibi şirketler bu kapsamda düşünülebilirler.

İnternet sektörünün canlanmasının yanı sıra, girişimci ekosisteminin desteklenmesini de sağlayan bu tür satın almalar, elbette şirketler için de bir kaldıraç etkisi yaratıyor ve fırsat adaptasyonunu hızlandırıyor.

Peki, Türkiye’de durum nedir? Bizim pazarımızda satın alma stratejisini benimsemiş şirketler var mı?

Geçmişten günümüze Türkiye internet pazarındaki gelişmeleri düşünecek olursak, bugüne kadar satın alma yapmış şirketler olarak aklımıza sadece birkaç tanesi geliyor. Bunlar; çeşitli Doğan Grubu şirketleri, Nokta A.Ş., iLab Ventures, Türk Telekom, MyNet olarak listelenebilir. Bir de en son Fizy hareketiyle Turkcell’i bu gruba dahil edebiliriz…

Gördüğünüz gibi, ciddi bir büyüme ivmesine sahip olan Türkiye internet pazarında olması gerekenin çok altında şirket bu alanda satın alma yoluyla büyümeyi tercih ediyor ve bu alana ilgi duyuyor. Hatta yukarıda saydığım şirketlerin bir bölümünün sadece “geçmişte” dikkat çeken bir ya da birden fazla satın alma yaptığını ve son dönemlerde hiç bu tür yatırımlara girmediğini düşünecek olursanız, Türkiye’de malesef bu stratejiyi benimsemiş ve girişimciler için de çıkış stratejisi olarak düşünülebilecek bir pozisyonun söz konusu olmadığını kabul edebilirsiniz.

Ya şirket vizyonu yok ya yönetim kadroları problemli… ya da hepsi!

Aslında internet sektöründen satın alma yapması gerektiğini düşündüğüm hatta zamanında kesinlikle bu tür stratejileri uygulayacağını düşündüğüm birçok şirket bulunuyordu. Neden hiçbirisi bugüne kadar bu yönde bir adım atmadı ya da adım atanlar bu girişimlerini sonuçlandıramadılar derseniz cevaplarını şöyle açıklayabilirim…

Bugüne kadar bu alanda satın alma yapmamış, ya da yapmaya niyetlenmiş ama sonuçlandıramamış olan şirketlerdeki temel sorun yönetim kadrolarındaki problemlerden kaynaklanıyor. Bu şirketlerin yönetim kadroları ya bu tür satın almalara sıcak bakmıyorlar, ya da sıcak baksalar bile vizyon ve bilgi sahibi olmadıkları için görüşme sürecinde kabul edilemez teklif ve taleplerde bulunarak görüşmelerin rafa kalkmasına sebep oluyorlar.

Büyük şirketlere dost tavsiyesi: İnternete yatırım yapmalısınız!

2011 yılının ikinci yarısına girmişken sektörün nasıl büyük bir hızla gelişimini sürdürdüğünü herhalde Webrazzi’yi takip eden sizlere tekrar anlatmam gerekmiyordur. Ama galiba bu sektörün fırsatlarından faydalanmayı stratejilerine dahil etmemiş, bu alandaki “fırsat maliyetini” kavrayamadığı için satın alma maliyetlerini mantıklı görmeyen şirketlere sözünü ettiğim büyümeyi ve paradigma değişikliğini tekrar anlatmam gerekiyor.

İnternet artık o eski internet değil!

Türkiye internet pazarı içinde bulunduğumuz dönemde hem yabancı yatırım şirketlerinin gözdesi konumunda hem de sahip olduğu popülasyon bir yana büyüyen dijital ekonomisi ile birçok global internet şirketinin radarına girmiş durumda. Bu şirketlerin büyük bölümü bu sene ve önümüzdeki senelerde Türkiye pazarına girmiş ve operasyonlarını başlatmış olacaklar. Bazıları çoktan yerlerini aldılar ve saflarını sıklaştırmaya başladılar bile…

Hızlıca hepinizin aklına gelecek birkaç örnek verelim: Naspers, eBay, Otto Group vs…

İnternet ekonomisinin en büyük pay sahipleri reklam ve e-ticaret Türkiye internet pazarında son dönemlerin en dikkat çeken büyümesini gösteriyor ve önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın önemli pazarları arasında Türkiye de kesinlikle çok daha üst sıralarda yer alıyor olacak.

Türkiye’de 35 milyona yakın internet kullanıcısı bulunuyor ve internet kullanımı artık sadece belirli kesimlerin değil, genel kitlenin de yaşantısına entegre olmuş durumda. Hemen her konuda bulabileceğiniz online videolar, karar vermeyi etkileyen ürün/hizmet yorumları, iletişimin temel kanalı sosyal ağlar, her konunun ilk kaynağı sosyal medya, televizyon ve gazeteden online’a kayan haberler, oyun başta olmak üzere birçok ilgi alanına yönelik eğlence servisleri, her tür online alışveriş sitesi ve elbette mobil internet Türkiye internetinin genç ve yoğun popülasyonunun olmazsa olmazları olarak listelenebilir. Türkiye’nin Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren 3. ülkesi, Avrupa’da kişi başına en çok video izleme oranına sahip 2. ülkesi ve yine Avrupa’nın en çok sayfa görüntüleyen ülkesi ünvanlarına sahip olduğunu da tekrar hatırlatayım.

Durum böyleyken katma değeri yüksek, inovasyona fazlasıyla açık bu pazarda büyük şirketlerin yer almaları gerekiyor. Ama bunu kendi kaynaklarıyla, şirket içinde yapmalarının mümkün olmadığını geçmişten günümüze onlarca girişimde gördük.

Bu sebeple sözü fazla uzatmadan büyük şirketleri şu dönemde Türkiye internet pazarında kendi stratejilerine uygun satın almalar ve yatırımlar yapmaya davet ediyorum. Zaten bazı büyük şirketlerin arayışları olduğu konusunda bilgi sahibiyiz ama olmayanların da gecikmeden planlarını yapmalarını ve sektöre karşı biraz kulak kabartmalarını tavsiye ediyorum.

Tavsiyemi göz önüne almayan şirketler olabilir ya da karar vermeleri zaman alacağı için harekete geçemeyebilirler. Aslında bu da sektör için iyi bir durum yaratır. Çünkü global şirketler ve yatırımcılar pazardaki yerlerini aldıklarında, bu sefer pastanın değeri artmış olacak ve pay almak için daha büyük bir rekabet baş gösterecek. Elbette yine kazanan sektör olacak…


View the original article here

3 Temmuz 2011 Pazar

TTNET’in Gözünden Türkiye’de İnternet Kullanım İstatistikleri

Fırat Demirel | 24 Haziran 2011 | Tweet

Türkiye’nin en büyük genişbant internet servis sağlayıcısı TTNET, geçen yıl PC ve İnternet Penetrasyonu’ adında bir çalışma yapmıştı. O çalışmada yer almayan kırsal kesimin bilgisayar ve internet kullanım istatistikleri yeni çalışmada eski sonuçların güncel haliyle birlikte yeniden açıklandı.

TTNET blogda yayınlanan ve TTNET adına Ipsos KMG tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre Türkiye’de toplam 18.049.667 hane var. Yaklaşık 8 milyon hanede (yüzde 43) bilgisayar bulunuyor. BTK’nin son çeyrek raporu toplamda 9 milyondan fazla hanenin genişbant internet abonesi olduğunu gösteriyordu.

Resmi büyütmek için tıklayın

İnternet bağlantısı olan hane sayısı ise 5,8 milyon. Buna göre toplam hane sayısının yüzde 33'ü, bilgisayar olan hanelerin ise yüzde 72,5'i internet bağlantısına sahip. Bilgisayarı olmayan 6,5 milyon hanede en az bir internet kullanıcısı var. Ülkemizde 5,6 milyon hanede ise ne bilgisayar ne internet ne de internet kullanıcısı var.

Türk İnternet Kullanıcı Sayısı 30 Milyon

Araştırmaya göre 30 milyon Türk internet kullanıcısı var. Bunun yüzde 59'u yani 17,7 milyonu erkek, yüzde 41'i yani 12,3 milyonu ise kadın.  Kullanıcıların yüzde 77,8’i interneti sohbet yapmak amacıyla kullandığını söylüyor. Bu durum comScore‘un Avrupa internet kullanım istatistikleriyle paralellik gösteriyor.

Türk internet kullanıcılarının diğer ilgi alanlarına baktığımızda ise yüzde 54,5'inin araştırma yaparak bilgi edinmek, yüzde 38,1'nin ise e-posta kontrol etmek için kullandığını görüyoruz. TTNET, internetten gazete okumak alışkanlığının da arttığını paylaşıyor.

TTNET önemli bir bilgi daha veriyor; internette en aktif olduğumuz saatler 21.00-24.00 arası. Yani en az internete girenler akşam yemeğinden sonra çoğunlukla bilgisayar başına oturuyor ve internet kullanım oranı günün son 3 saatinde zirve yapıyor. Mobil interneti hesaba katmazsak, günün son saatlerinin Facebook kullanımı içinde önemli olduğunu söyleyebiliriz.

İnternet Trafiğimiz

Daha önce paylaştığımız gibi internet trafiğini en çok arttıran aktivite video izlemek. Genel internet trafiğinin yüzde 32'sini video izleme (Youtube hariç) oluştururken, Youtube tek başına yüzde 7,86 oranında bir trafik yaratıyor. İnternet trafiğimizin yüzde yüzde 28,23'ü internette gezinmeye, yüzde 10,86’sı dosya indirmeye, yüzde 3,7'si Tivibu’ya, yüzde 0,2’si oyunlara, yüzde 0,82’si anlık mesajlaşmaya ve yüzde 9,4’ünü de diğer eylemlere harcanıyor.

Kırsal ve Kentsel Alanlarda İnternet Kullanımı

Son yıllarda bilgisayar ve internet kullanımının artışına rağmen TTNET, kırsal kesimde internet kullanım oranı henüz yüzde 19'da kaldığını söylüyor. Kent ve yarı-kent konumundaki kesimlerde ise internet kullanım oranı ise yüzde 40 düzeyinde.

TTNET, büyük şehirlerimizin internet kullanım oranlarını da paylaşıyor. İstanbul, yüzde 51,8'lik internet kullanım oranı ile zirvede. İnternetin popüler olduğu sonraki 4 il ise Ankara, Kocaeli, Tekirdağ ve Antalya. İzmir ve Bursa’nın ilk beşe girememesi ise ilginç.

Bölgesel olarak internet kullanım oranlarına bakıldığında ise Doğu Anadolu’da yüzde 23.4 ile Tunceli, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 21.9 ile Gaziantep, Karadeniz Bölgesinde ise yüzde 32,1 ile Rize birinci sırada.


View the original article here